Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, Artı TV’de Erdoğan Aydın, Ahmet Faruk Ünsal ve Fikri Sağlar’ın birlikte hazırladığı Çetele programına katıldı.

Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akdeniz, aynı zamanda 7 parti ve kurumun sürdürdüğü ittifak görüşmelerine dair açıklama yaptı.

Türkiye’nin çok kritik bir süreçten geçtiğini anlatan Akdeniz, ekonomi de durumu işaret ederek, "İşçi sınıfının, ezilen halkların bir çıkış yolu bulması, seçim bazlı konuşuluyor. Hayır, öyle değil. Seçimin öncesinde bir mücadele süreci gerekiyor. Seçim sürecinin kendisi bizatihi bir mücadele alanı olmak zorunda. Çok zor geçecek bu seçimler. Ve tabii ki seçim sonrası, iktidara a bloku gelir b bloku gelir, hangi ittifak gelirse gelsin yine emekçiler bakımından zorlu bir mücadele dönemi olacak. Dolayısıyla biz bu 7 parti ve örgüt, öncelikle mücadeleyi önceleyen seçimi de içine alan, tabii ki seçimleri de önemseyen bir ittifak platformuna ihtiyaç duyduk ve toplantılar başladı” dedi.

ORTAK DEKLARASYON METNİNDE MUTABAKAT

7 parti ve kurumun ortak deklarasyon metni tartışmasını bitirdiklerini anlatan Akdeniz, şunları dile getirdi:

“Bu amaçla 7 parti ve örgütten birer temsilcinin yer aldığı bir koordinasyon oluşturuldu. Bu koordinasyon başarıyla bu metin çalışmalarını yürüttü ve örgütlerden onay aldı. İkinci önemli mesele isim meselesidir. İsim henüz şu an belirlenmiş değil. Önümüzde zaman da var. Değerli öneriler var. Ortak deklarasyon metnini açıklamadan önce mutlaka SOL Parti'ye, TKP’ye, olursa TKH'ye ve diğer sol ilerici parti ve örgütlere de götürelim diyoruz. Onların da görüşlerini alalım diyoruz. Bunlar da çeşitli biçimlerde organize ediliyor. Şu an yetiştirilmeye çalışılıyor. Bununla da yetinmiyoruz, DİSK, TMMOB, TTB gibi emek ve meslek örgütlerine de bir açıklama yapmadan önce bu metni götürmek, onların görüş ve düşüncelerini almak istiyoruz. Onlara değer veriyoruz. Bu çerçevede birinci ayak tamamlandı.”

"KÜRT SORUNU DİYALOGLA ÇÖZÜLÜR"

İktidarın olası sınır ötesi operasyonları işaret eden Akdeniz, 6’lı Masa ve Millet İttifakı'nın tutumuna da değinerek şunları söyledi:

Demirtaş: Demokratik siyasette ısrar ve barış politikası, bizim için ilkeseldir, kimse geri adım atmamızı beklemesin Demirtaş: Demokratik siyasette ısrar ve barış politikası, bizim için ilkeseldir, kimse geri adım atmamızı beklemesin

“Burada ne kadar bir arada durup durmayacağını göreceğiz. Ama en azından 7 parti ve örgüt bu konuda sağlam, bir arada duran bir iradeye sahip. Ne diyoruz: Kürt sorunu barış temelinde çözülmeli, diyalog temelinde çözülmeli, askeri güçler başka ülkenin topraklarında operasyonlar yapılmamalı. Ortadoğu'da ve bölgede barış gelmeden de bu yaraların sarılması mümkün değil diyoruz. Savaş tezkerelerine hayır diyoruz. Bunu şunun için söyledim: Mesele seçim olacak seçimden sonra ne olacaktan önce, aynı turnusol kâğıdı, bazı imtihanlar, bütün ittifakları sınayacaktır. Güçlendirilmiş parlamenter sistem dediğiniz zaman ve altını doldurmadığınız zaman, bunlar gelir ayağınıza dolanır. Kürt sorununda ne yapacaksınız? Sınır ötesi operasyonlara ne diyeceksiniz? Laiklik konusundaki tutumunuz nedir? Nasıl bir laiklik anlayışınız var? Emperyalizm konusunda, dış politika konusunda ortaklaştığınız nokta nedir? Buralara dair biz derli toplu, anlaşılır bir program görmüyoruz. Ortada bir program görmüyoruz henüz Millet İttifakı cephesinde. Yani sadece 'Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi gitsin, yerine biz bir parlamenter sistem getireceğiz ama bu eskisinden daha iyi bir parlamenter sistem olacak' deniyor. Bu yeterli değil.”

TÜRKİYE ZORLU VİRAJDA

7 parti ve kurumun önceliğinin de tek adam yönetiminin gitmesi olduğuna vurgu yapan Akdeniz, şöyle devam etti:

“Emek Partisi olarak da bunu söylüyoruz. 7 parti ve örgüt de bir araya geldiğimizde aynı olgunluğu görüyoruz. Eğer gerçekten toplumun bütün hassasiyetlerini gözeten çerçevede bir adayla ve bir diyalog zemini ile gündeme getirirlerse, Millet İttifakı'na söylüyorum, burada yol alınabileceği görüşündeyiz. Ama yok 'Ben yaptım ben oldu, onu dinlemem, bunu dinlemem' diye bir güç zehirlenmesine girilirse kusura bakılmasın, ne işçilerin ne de Kürtlerin, sosyalistlerin oyu çantada keklik. Buna göre otururuz, denklemleri değerlendiririz. Şimdi biz burada hep birlikte mücadele edeceğiz.”

Türkiye’nin zorlu bir virajda olduğunu belirten Akdeniz, “Hep beraber geçmeye çalışacağız provokasyonları, hile hurdayı, baskıları. Buna karşı sandıkları birlikte koruyacağız. Tek adamı göndereceğiz. Buna Türkiye'nin ihtiyacı var. Nefes almamız lazım. Burada bir tereddütümüz yok. Ama sorun şu: Giden gidecek de yerine ne gelecek? Biz halkın umudu olmak istiyoruz, halkın umuduyuz. Gerçekten hayal kırıklığına bir kez daha düşmeyeceği, bunu yaşamayacağı bir programla, halkla beraber buradan çıkmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Bir hesaplaşma olması için bir program tartışması yapılması gerektiğini işaret eden Akdeniz, “eski düzenin restorasyonuyla” bunun olmayacağını belirterek, dünyada yaşanan halk isyanlarını örnek gösterdi.