Türkiye ile imzaladığı NATO üyeliğine ilişkin mutabakat nedeniyle ülkesinde eleştirilere maruz kalan İsveç Dışişleri Bakanı Ann Linde, açıklamalarda bulundu.

Linde, "Erdoğan’a boyun eğmedik" dedi.

İsveç gazetesi Aftonbladet’e açıklamalarda bulunan Linde "Terör faaliyeti olduğu yönünde delil olmadıkça hiçbir iadeye razı olmayacağız" diye konuştu.

 Linde "Kürtler açısından insan haklarının ya da demokratik haklarının risk altında olduğunu düşünmelerini gerektirecek bir sebep yok" dedi.

DW Türkçe'nin aktardığına göre NATO zirvesi için İspanya'nın başkenti Madrid'de bulunan Linde İsveç radyosuna yaptığı açıklamada da, "İnsanların sahip olduğu demokratik hakları değiştirmeyeceğiz ama öte yandan terör faaliyetlerinin farklı kısımlarını suça konu etmede belirgin sertleştirmelere gidilecek" diye konuştu.

Linde, İsveç'in teröristlerin sığındığı bir ülke olmaması gerektiğini söyledi.

Türkiye ile İsveç ve Finlandiya arasında varılan üçlü memoranduma İsveç’te Sosyal Demokrat İşçi Partisi’nin azınlık hükümetine dışarıdan destek veren iki siyasi partiden ve bağımsız Kürt Milletvekili Amineh Kakabaveh’den tepki var.

Sol Parti lideri Nooshi Dadgostar Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "İsveç güvenlik politikasını despot Erdoğan’ın ellerine bırakmanın tehlikeleri konusunda daha önce uyarıda bulunduk. Ancak hükümet bunun olacağını reddetti. Şimdi masadaki kartları görmemiz lazım. İsveç, Suriye’ye karşı saldırganlık savaşında Türkiye’yi silahlandıracak mı? Hangi rejim muhalifleri iade edilecek?" ifadelerini kullandı.

YEŞİLLER: DIŞİŞLERİ BAKANI SORULARI YANITLAMALI

Yeşiller Partisi Eş başkanı Märta Stenevi de Dışişleri Bakanı Linde'den Meclis Dış İlişkiler Komisyonu'nda mutabakatın içeriğini açıklamasını ve konuyla ilgili soruları yanıtlamasını istedi.

Stenevi Twitter üzerinden yaptığı açıklamada silah ihracatları ve iade edilecek kişiler konusunda endişe verici değişikliklerin söz konusu olduğunu belirtti.

KÜRT VEKİL AMİNEH KAKABAVEH'TEN ELEŞTİRİ

Kürt kökenli bağımsız milletvekili Amineh Kakabaveh de mutabakatı "İsveç siyasi tarihinde kara bir gün" olarak niteledi.

Mutbakatı "barış ve demokrasiyi güçlendirmeyen üzücü ve alaycı bir politika" olarak niteleyen Kakabaveh, Dışişleri Bakanı Ann Linde için güven oylaması ihtimalini de dile getirdi. Bağımsız milletvekili olan Kakabaveh, hükümetin meclis çoğunluğunu elde tutabilmesi açısından kritik bir öneme sahip.

AZINLIK HÜKÜMETİ ÇOĞUNLUĞU 1 VEKİL İLE SAĞLIYOR

349 milletvekilinin bulunduğu mecliste azınlık hükümetini kuran İsveç Sosyal Demokrat İşçi Partisi'nin 100 milletvekili bulunuyor. Azınlık hükümetine 31 milletvekili olan liberal çizgideki Merkez Partisi, 27 milletvekili olan Sol Parti, 16 milletvekili olan Yeşiller Partisi ile bağımsız Kürt Milletvekili Kakabaveh dışarıdan destek veriyor. Tüm bu sayılar toplandığında hükümet 175 sandalyeyle muhalefetteki 174 vekil karşısında meclis çoğunluğunu elinde tutuyor.

TÜRKİYE İSVEÇ'TEN 21 KİŞİYİ İSTİYOR

Türkiye, İsveç ve Finlandiya arasında üçlü memorandum dün imzalandı. Memorandumda Türkiye'ye verilen güvenceler arasında terör örgütleriyle mücadelede somut adımlar atılması ve İsveç ile Finlandiya'nın Türkiye'ye yönelik silah satışı ambargosunu sonlandırılması yer aldı.

Kooperatif marketlerde indirim yapılacağını söyleyen Erdoğan: Bazı zincir marketler de kendilerini ayarlayacak Kooperatif marketlerde indirim yapılacağını söyleyen Erdoğan: Bazı zincir marketler de kendilerini ayarlayacak

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ da bugün Ankara'da basın mensuplarına yaptığı açıklamada Türkiye'nin İsveç ve Finlandiya'dan 33 'terör zanlısı'nın iadesi için yeniden talepte bulunacağını söyledi. Bozdağ "Onlara ayrıca bir yazı yazarak bu mutabakat çerçevesinde verdikleri sözlerin gereği, hem Finlandiya'da altı PKK'lı, altı FETÖ'cü terörist, İsveç'te ise 10 FETÖ'cü, 11 PKK'lı teröristin dosyaları, ilgili ülkelerin Adalet Bakanlıklarında bekliyor. Şimdi bu mutabakattan sonra biz de Adalet Bakanlığı olarak bunların iadesi hususunu yeniden kendilerine yazacağız ve hatırlatacağız" dedi.

İsveç medyasında mayıs ayında çıkan haberlerde Türkiye'nin istediği kişiler arasında Amineh Kakabaveh'in de olduğu ileri sürülmüş ancak bu iddia doğrulanmamıştı.