Kendi hareketini kurduğu günden bu yana milliyetçi söylemleriyle öne çıkan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, bugün yaptığı açıklamayla ikinci turda Millet İttifakı'nın adayı - CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu destekleyeceklerini duyurdu.

İki isim bu kapsamda yedi maddelik bir mutabakat metni de imzaladı. Ancak dördüncü madde, başta Kürt kamuoyu olmak üzere birçok yurttaşın dikkatini çekti.

Protokoldeki, "Hukuki kanıtlarla sabit olan mahalli idare yöneticileri yerine devlet görevlileri ataması uygulamasına yargı kararı çerçevesinde devam edilecektir" ifadesi, olağanüstü hal (OHAL) döneminde çıkartılan kanun hükmünde kararnameyle (KHK) uygulanan versiyonunun yerine eski sisteme dönülmesini vadediyor.

Buna göre belediye başkanları, ancak yargı kararı ile suçu sabit olunca görevden uzaklaştırılabilecek. AKP döneminde yürütülen uygulamada ise hakkında soruşturma açılan bir başkan için uzaklaştırma kararı verilebiliyor ve yerine hemen kayyum atanabiliyordu.

Bahse konu ifadenin en çok tepki çeken yönü ise başkanın uzaklaştırılması durumunda belediye meclisinden seçim yapmak yerine devlet görevlilerinin atanması uygulamasına devam edileceğinin belirtilmesi oldu.

Ancak bu aşamaya gelene kadar 'yargı kararının kesinleşmesinin beklenmesi' sistemine dönülmesi, yargının normal şartlardaki hızı ve uygulamaları düşünüldüğünde belediye başkanlarının görevlerini yapabilmelerine olanak sağlayacak.

KAYYUMU ELEŞTİRECEKLER, KILIÇDAROĞLU'NA DESTEK SÜRECEK

Gelişmenin ardından HDP ve çatısı altında seçime girdiği Yeşil Sol Parti, söz konusu maddeyle ilgili durum değerlendirmesi yapmaya karar verdi.

Gerçek Gündem'in ulaştığı HDP Parti Meclisi (PM) üyesi, Kılıçdaroğlu'nun Sinan Oğan ve Ümit Özdağ ile gerçekleştirdiği görüşmelere dair pazartesi günkü toplantıda konuştuklarını söyledi.

"Kılıçdaroğlu'nun direksiyonu milliyetçiliğe doğru bükeceğini, özellikle sığınmacılar üzerinde daha ileri söylemler kullanacağını bekliyorduk" diyen siyasetçi, şöyle devam etti:

"Ancak kayyumlarla ilgili bir düzenlemeyi protokole bağlayacağını düşünmüyorduk. Ancak çok muhtemeldir ki, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında hem protokole yönelik eleştiriler çıkacak hem de Kılıçdaroğlu'na destek verilmesi muhtemeldir."

KAMUOYU ÖNÜNDEKİ İLK TEPKİLER

Karar, 'kayyum' uygulamasından en çok etkilenen HDP'de tartışmalara neden oldu. Kimi partililerin sosyal medya platformlarında duruma tepki gösterdiği görüldü. İlk net açıklamalar ise HDP Parti Meclisi üyesi Ahmet Saymadi, HDP Milletvekili Ferhat Encü ve eski HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli'den geldi.

'UMARIM KEMAL KILIÇDAROĞLU İKİNCİ TURDA KAZANIR'

- Saymadi: "Milliyetçiler hem iktidar cephesinde hem de muhalefette pozisyon tuttu. İYİ Parti CHP'nin büyük ortağı, MHP ise AKP’nin büyük ortağı. Bunları bilerek Kemal Kılıçdaroğlu'nu destekledik. ATA İttifakı da ikiye bölünerek (iki eşit parçaya değil) yer tuttu. Bizim yerimiz sabit. Kemal Kılıçdaroğlu'nu kim desteklerse desteklesin, ülkeyi götüreceği yer Erdoğan'ın götüreceği yerden daha kötü olamaz.

Kendi açımızdan Kemal Kılıçdaroğlu ilk turda da bitirse de güllük gülistanlık bir ortam beklemiyorduk, hâlâ da beklemiyoruz. Bu devletin belli kodları var. 'Ölümü gösterip sıtmaya razı ettiler' diyen olacaktır elbet. Ölüme çare yok, sıtmaya çare var. Aday çıkarmama kararı aldığımız günle bugün arasında bir değişiklik yok. Umarım Kemal Kılıçdaroğlu ikinci turda kazanır. En azından siyasi bir denge oluşur."

'TARAFSIZ KALMA GİBİ BİR DURUMUMUZ SÖZ KONUSU OLAMAZ'

- Kısa Dalga'ya konuşan Encü: "Şüphesiz kayyum maddesini kabul etme bir durumumuz söz konusu değil. Biz Türkiye'de demokratik bir cumhuriyeti ve anayasayı savunuyoruz. Ancak bizim bu mutabakat içindeki madde üzerinden yıllardır her türlü eziyeti, baskıyı, faşizmi uygulayan bir anlayışa karşı tarafsız kalma gibi bir durumumuz söz konusu olamaz."

'BOYKOT MOYKOT YOK'

- Temelli: Boykot moykot yok. Sandığa gideceğiz faşizmi yıkacağız, iktidarı değiştireceğiz. Faşizmi yıkacak güç bize karşı yazılmış her türlü protokolü de kimlerin ağzına tıkayacağını çok iyi bilir.

"BİZİM DURUMUMUZDA BİR DEĞİŞİKLİK YOK"

HDP İstanbul Eş Başkanı İlknur Birol ise, "Bizim durumumuzda bir değişiklik yoktur. Biz Pazar günü halkımızı sandığa çağıracağız, Sandığa çağırırken kullanacağımız cümle de bellidir" diye konuştu: Birol şunları söyledi:

"Sistemin değişiminin kapısının açılma ihtimaline oy veriyoruz. Yoksa özel olarak mutabakatlarını, şahıslarını güvenceli bulduğumuz için yapmıyoruz. Oynanan oyun da bellidir belli ki Özdağ ya da Oğan gibi figürlerin kendisi öne çıkarılarak, karşı tarafın Cumhur İttifakı’nın da aynı zamanda Kürtlerin sandığa gitmesini engelleyecek bir algı operasyonuna başlayarak, seçimin sonucunu lehlerine çevirmeye çalışıyorlar.

Bizim durumumuzda bir değişiklik yoktur. Biz Pazar günü halkımızı sandığa çağıracağız, Sandığa çağırırken kullanacağımız cümle de bellidir. Bu sistemin değişikliği için ihtimal haline gelmiş olan Erdoğan’ın o sistemin başından götürülmesi ve bir değişim ihtimalinin kapısını açmak için oy veriyoruz. Kimsenin en küçük bir algı operasyonunda da kırılganlık yaratmaması lazım."

ÜMİT ÖZDAĞ VE ZAFER PARTİSİ HAKKINDA

Zafer Partisi, ilk kez tartıya çıktığı 14 Mayıs seçimlerinde yüzde 2.23 oranı ile 1 milyon 529 bin 119 oy almıştı; demirbaşlığını üstlendiği ATA İttifakı'nın adayı Sinan Oğan ise protesto oylarını da yanına çekerek buna 2.84 puan daha katmış ve yüzde 5.17'ye ulaşmıştı.

Bu durum hem partiyi hem de Oğan'ı kritik bir konuma getirdi. Oğan, sürpriz bir şekilde yıllardır izledikleri politikalarla sığınmacı krizini derinleştiren iktidar saflarına katılıp ikinci turda AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı destekleyeceğini açıklarken, Özdağ ise birkaç gündür Kılıçdaroğlu ile görüşmeler yürütüyordu.

Bugüne gelindiğinde Özdağ, Kılıçdaroğlu ile imzaladıkları mutabakat sonucunda ikinci turda resmen Millet İttifakı'nın adayını destekleyeceklerini duyurdu.