Ömer İbrahimoğlu / Demokrat Haber

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Mardin Derik Kaymakamı Muhammed Fatih Safitürk’ün 10 Kasım 2016’da bombalı saldırı sonucu öldürülmesi konusunda çarpıcı iddialarda bulundu.

Meclis'te düzenlediği basın toplantısında Safitürk’ün babası ve kardeşi ile kapsamlı görüşmeler yaptığını söyleyen Gergerlioğlu, Safitürk’ün “Çadır Kentte yapılan yolsuzluklara karşı çıkması” nedeniyle öldürüldüğünü ve öldürülmeden bir gün önce dönemin Mardin Valisi Mustafa Yaman’dan kendisine “öldürüleceksin” mesajı geldiğini iddia etti. Ayrıca Gergerlioğlu, “cinayetle ilişkili olarak tutuklanan ve cezası Yargıtay tarafından onanan Şerif Mesutoğlu’nun masum olduğunu söyledi ve “cinayetin bilinçli olarak karanlıkta bırakıldığına dair bilgi ve belgelere ulaştığını” ekledi.

Demokrat Parti Genel Başkanı Uysal’dan Cemal Enginyurt açıklaması Demokrat Parti Genel Başkanı Uysal’dan Cemal Enginyurt açıklaması

11 Eylül 2016’da Mardin Derik Belediyesi’ne kayyım olarak atanan Derik Kaymakamı Muhammed Fatih Safitürk, 10 Kasım 2016’da makamında uğradığı bombalı saldırı sonucu hayatını kaybetmişti. Saldırıdan sonra eylemi PKK’nin gerçekleştirdiği açıklanmıştı. O dönem 71 kişi gözaltına alınmış ve 15 kişi tutuklanmıştı. Yargılama sonucunda ise Derik Kaymakamlığında Yazı İşleri Şefi olarak çalışan Şerif Mesutoğu saldırının tek faili olarak iki kez ağırlaştırılmış müebbet ve 28 yıl hapis cezası almıştı. Kendini yakma girişiminde bulunan Şerif Mesutoğlu, suçsuz olduğunu ve adil yargılanmadığını iddia ederek, açlık grevi yapmıştı. Mesutoğlu’nun aldığı ceza Yargıtay tarafından onandı. Dosya son olarak Anayasa Mahkemesi’ne taşındı.

Safitürk’ün kardeşi ve babasıyla görüşmeler yaptığını belirten Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, “Bu cinayet birtakım karanlık güçler tarafından organize edilen bir cinayet...” dedi.

Olay yeri inceleme yapılmadığını ve delillerin çöpe atıldığını iddia eden Gergerlioğlu’nun açıklamaları şu şekilde:

“Ben burada yıllardır, her hafta Şerif Mesutoğlu’nun cinayeti işlemediğini, gerçek katil olmadığını, Yargıtay onamasına rağmen Anayasa Mahkemesi’nin adil bir kararını beklediğimizi söyledim çünkü dosyayı incelemiştim ve bu kararın çok büyük bir haksızlık olduğunu, ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edilen bu kişinin cinayeti işleyen kişi olmadığını, gerçek katillerin başka kişiler olduğunu defalarca söyledim ve adalet istedim. Bu isteği geçtiğimiz hafta yaptığım bir görüşmede bir başka kişi daha gündeme getirdi! Bu kişi; Rahmetli Muhammed Fatih Safitürk’ün kardeşi Haydar Safitürk! Babası Asım Safitürk! Cinayetin Şerif Mesutoğlu tarafından işlenmediğini, birtakım karanlık güçler tarafından organize edilen bir cinayet olduğunu ve büyük şaibeler ile dolu bir cinayet olduğunu söylediler!

Sayın Haydar Safitürk ile yaptığım görüşmede tahmin ettiğimiz birtakım gerçeklere ulaştık. Sayın Safitürk der ki: “Cinayet sonrası Derik Emniyet Müdürü neden olay yeri inceleme yaptırmadı? Apaçık ortada duran deliller neden bir an evvel süpürülüp bir traktöre konulup çöpe atıldı?”

Hakikaten polis kriminal incelemesine göre olacak şey değil fakat Derik Emniyet Müdürü böyle bir işlem yaparak tüm delilleri bir traktöre atıp, çöpe attırmış! Haydar Safitürk’ün iddialarını söylemeye devam ediyoruz!

“Kardeşim Muhammed Fatih Safitürk’ü Şerif Mesutoğlu öldürmedi! Burada çok karanlık işler var. Emniyet Amiri yargılanırken niye rütbe alarak Kayseri Asayiş Müdürü yapıldı?” diyor merhumun abisi. Mustafa Hakan Kutluay isimli bir müdür, dönemin müdürü ve Haydar Safitürk’ün iddiasına göre çok şaibeli işlere imza atmış! Yine Vali Mustafa Yaman yaralı haldeki rahmetli Kaymakamın GATA’ya sevk işlemleri hazırken Kızıltepe’den GATA’ya değil Kızıltepe’den Gaziantep’e naklini yapmış ve bunu da son derece şaibeli ve kötü niyetli olarak görüyor Sayın Haydar Safitürk.

Mardin Valisi Mustafa Yaman, Muhammed Fatih Safitürk’e ölümünden 1 gün önce bir mesaj yolluyor, “Öldürüleceksin” diyor mesajda ve bu konu ayrıntılı bir şekilde araştırılmıyor! Düşünün böyle bir mesaj geliyor ve ertesi gün hakikaten rahmetli kaymakam öldürülüyor! Peki bunun arkası araştırıldı mı? Soruşturuldu mu?

Çadır Kent kayıp paraları ile ilgili süren bir dava var, sonunda iş AK Parti İlçe Başkanı’na dayandı fakat en sonunda da kapatıldı! Muhammed Fatih Safitürk bu paralar konusunda Vali Mustafa Yaman ile tartışma içindeydi, Haydar Safitürk’ün iddiaları böyle! Bu Çadır Kent’teki yolsuzluk nedeni ile öldürüldüğünü iddia ediyor Haydar Safitürk. Bunlar son derece önemli iddialar ve kamuoyu bunu görmüyor, duymuyor! Biz kendisi ile görüştük ve bu iddiaları bize ayrıntılı bir şekilde anlattı. Bizim hep gündeme getirdiğimiz Şerif Mesutoğlu’nun gerçek katil olmadığını 3 ayrı delille anlattı Sayın Haydar Safitürk. Diyor ki: “Birincisi; kargo ile kendisine bomba geldiği iddiası yanlış, buradaki deliller tamamen çürük. İkincisi; Şerif Mesutoğlu’nun bombayı koyduğuna dair ifade veren kişi akli dengesi yerinde olmayan, Türkçe bilmeyen bir meczup. Kürtçe konuşması da doğru dürüst çevrilmedi ne dediği belli olmayan bir meczubun sözleri ile Şerif Mesutoğlu hakkında ağırlaştırılmış müebbet cezası verildi. Yine Çınar ilçesinden Şerif Mesutoğlu’nun bombayı getirdiği iddiası da çürük çıktı, deliller boş çıktı. Peynir, zeytin takası meselesi vardı, adam bomba getirmemişti.” diyor! Bakın bunlar son derece önemli iddialar ve tekrar meselenin araştırılmasını istiyor. Şu anda Yargıtay bu konuda karar verdi ama katledilen Muhammed Safitürk’ün ailesi kesinlikle bu cinayeti Şerif Mesutoğlu’nun işlemediğini ve bahsettiğimiz Vali ve Emniyet Amiri’nin şaibeli kişiler olduğunu söylüyor, peki buradan biz İçişleri Bakanlığı’na soruyoruz ne işler dönüyor? Neden bu konuların üstü kapatılmak isteniyor? Neden rahmetli Kaymakamın cenazesine yüzbinler aktı ve sonrasında bir sürü hamaset yapıldı da neden şu anda gerçek adalet aranmıyor? Bulunmak istenmiyor? Örtbas ediliyor! Olay ile alakasız bir kişinin üstüne yıkılmasına göz yumuluyor, olacak iş midir?

Bu insan: “Ben katil değilim.” diyerek mahpusken kendisini yaktı, açlık grevlerine girdi. “Ben katil değilim, rahmetli Kaymakama büyük sevgim ve saygım vardı. Büyük bir adaletsizlik, zalimlik yapıyorsunuz” diye mahkemeye sürekli itiraz etti. Adam kendisini yaktı, açlık grevlerine girdi ve maalesef sesini duyuramadı. Biz bugün hem Mesut Şerifoğlu’nun sesini hem de Safitürk ailesinin öfke dolu, isyan dolu sesini duyuruyoruz!