Gümüşhane’de, Yeniden Refah Partisi Gümüşhane İl Başkanlığı 2. Olağan Kongresi’ne katılan Genel Başkan Yardımcısı Cemil Çolak, “LGBT’lilere özgürlük verildi bu ülkede. Allah Lut Kavmi’ni yerle bir etti. Sen diyorsun ki ben serbest bırakıyorum, bu düpedüz Allah’a savaş açmaktır” dedi. 

Cumartesi Anneleri, Düzgün Tekin için adalet istedi: Oğlum neredesin, cevapsızım, yönsüzüm Cumartesi Anneleri, Düzgün Tekin için adalet istedi: Oğlum neredesin, cevapsızım, yönsüzüm

Yeniden Refah Partisi Gümüşhane İl Başkanlığı 2. Olağan Kongresi, Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kongrede konuşma yapan Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Cemil Çolak, Türkiye’de LGBT’lilere özgürlük verildiğini söyleyerek, “LGBT’lilere özgürlük verildi bu ülkede. Yetmedi müslüman eşcinseller derneği kuruldu. Ben bunu kabul edemem. Ben çoluğuma çocuğuma bunu örnek veremem. Allah bir kavmi bu fiiliyattan dolayı yerle bir etti. Allah Lut Kavmi’ni yerle bir etti. Sen diyorsun ki ben serbest bırakıyorum, bu düpedüz Allah’a savaş açmaktır” diye konuştu. 

"LGBT’LİLERE ÖZGÜRLÜK VERİLDİ BU ÜLKEDE, BEN BUNU KABUL EDEMEM"

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Cemil Çolak, şu ifadeleri kullandı:

“Bir ülkenin aslının dibine bomba koyuluyor. Bir ülkenin GDO’su ile oynanıyor. Bir ülkenin koordinatlarıyla oynanıyor, asil milletin koordinatlarıyla, ahlakıyla oynanıyor, maneviyatıyla oynanıyor. Domuz eti serbest bırakıldı soframıza kadar girdi, zina suç olmaktan çıktı sokaklara kadar döküldü. LGBT’lilere özgürlük verildi bu ülkede. Yetmedi müslüman eşcinseller derneği kuruldu. Ben bunu kabul edemem. Ben çoluğuma çocuğuma bunu örnek veremem. Allah bir kavmi bu fiiliyattan dolayı yerle bir etti. Allah Lut Kavmi’ni yerle bir etti.

Sen diyorsun ki ben serbest bırakıyorum, bu düpedüz Allah’a savaş açmaktır. Bu milletle oynamayın Allah aşkına. Televizyonlara bir bakın her dizide bir travesti, her dizide bir travesti. İnsanlara algı yapıyorlar, olamaz. RTÜK ne iş yapıyor. Yeniden Refah Partisi olarak RTÜK’e bu noktada 3 tane yazı yazdık. Çok Güzel Hareketler Bunlar denilen bir oyun var tiyatro. Geçen sene son bölümde açın izleyin, olmaz böyle bir şey ya. Bir erkek öğrenci yurdu, içerisine bayanlar giriyor, bir tane de travesti rolünde biri giriyor. Orada diyor ki; nedir hocam bunlar bayanlar falan, artık karar aldık yurtta erkeklerle kızlar bir yatacaklar. Bu bir algıdır arkadaşlar, oyuna gelmeyelim." 

"BANA, 'ÇOK ALLAH DİYORSUN, KEMEK ZORUNDA KALIYORUZ' DEDİLER"  

Kongrede yaptığı konuşmada siyasete girmesinin sebeplerini açıklayan Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Başdanışmanı Davut Güloğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Ben neden siyasetin içerisine girdim? Bak konserlerimi kaybettim. Her yıl 50-60’a yakın konser yapardım. Konserlerim 10’a 5’e düştü. Umurumda mı zannediyorsunuz. Benim umurumda olan bu millet, bu toprakların üzerinde yaşayan tüm ümmet ve tüm dünyada ezilen ümmettir benim umurumda olan, hangi dinden hangi ırktan olursa olsun ezilenin yanında olmak için buradayım. Bir sanatçı bu cesarette bunu konuşamaz, söyleyemez arkadaşlar. Çünkü sanatçıların içinden geliyorum en tepeden en dibindekileri bilirim. İş adamlarıyla da oturdum, bakanlarla da oturdum, siyasetçi arkadaşlarım da var hepsiyle oturdum kalktım.

Ben size bir şey söylüyorum, Milli Görüş davası bu ülkeyi kurtarabilecek davadır. Çünkü hakkın davasıdır. Bu bizim şahsi davamız değil, hepimizin davasıdır. Allah demekten korkan millet var ya ben bunu yaşadım. Televizyonda ilk çıktığım zamanlarda çıkardığım albümden sonra magazinler peşimizde, şimdi gelseler de zaten bulamıyorlar beni Allah’a şükürler olsun. Televizyonlara çağırsalar da çıkmıyorum, hepsini reddediyorum. Ben albümüm çıktığından beri bir içkili barda yada bir restorantta program bile yapmadım. Her yıl 15-20 milyonu elimin tersiyle ittim. Ya Allah derken korkuyorlar. Geldi kameralar bana soruyor ya nasıl başardınız diye, dedim ki Allah-ü Teala nasip etti, beni bu halka sevdirdi biz de albümümüzle beraber Allah’a şükürler olsun başarılı olduk dedim. Bana oradan magazincilerden birkaç tanesi yanıma gelip ne dedi biliyor musunuz? Çok Allah diyorsun, kesmek zorunda kalıyoruz dediler."